Yönetim kurulu başkanımız İsmail Kemaloğlu, İstanbul Ticaret Borsasının yayınladığı Borsa Aktüel dergisinin Mayıs-Haziran sayısında Türkiye tarımını rakamlarla değerlendirdi.
TÜRKİYE TARIMINA RAKAMLARLA BAKIŞ
Ülkemiz; tarım alanlarının miktarı, tarımsal üretimi ve belirli ürünlerdeki üretim ve ihracat üstünlüğü ile dünyada önemli bir yer tutmaktadır. Çok sayıda üründe en büyük ihracatçılardandır. Bölgesel iklim ve coğrafya farklılıkları bitki çeşitliliğinde ve kalitede avantajlar sağlamaktadır.
Diğer tandan tarım alanlarının birçok sebeple daraldığı aşikardır. 2001 yılında 41 milyon hektar tarım alanına sahip olan ülkemiz, bugün gelinen noktada 38,6 milyon hektar tarım toprağına gerilemiştir.
Türkiye’nin Tarım Alanı

Kaynak: TÜİK
Tarımsal arazi varlığımız son 20 yılda %5 oranında azalmıştır. Sanayileşme, kentleşme, tarım arazilerinin farklı amaçlarla kullanıma açılması, iklim değişikliği ve erozyon etkisi, kırsal nüfusun boşalması gibi sebepler gösterilebilir.
Türkiye’nin Tahıl Alanı

Kaynak: TÜİK
Türkiye’nin tahıl ekili alanları ise son 20 yılda %14 civarında daralma göstermiştir. Çiftçi profilindeki değişim, tarım ve gıda sektörünün dönüşümü, ürünler arası karlılık analizi, işgücü ihtiyacı, makinalaşma gibi çok sayıda faktörün etkisi ile tarım topraklarımızdaki bitki deseni değişmektedir.
Burada kritik olan husus tahıl ürün grubunu oluşturan; buğday, arpa, mısır, çeltik gibi ürünlerin stratejik ürünler grubunda olmasıdır. Bakanlık üretim politikalarında da öncelikli ürün grupları arasındadır. Dolayısı ile bu ürünler için gerekli ekim alanlarının azalması orta ve uzun vadede gıda güvenliği açısından risk teşkil etmektedir.
Türkiye’nin Tarımsal Üretim Değeri

Kaynak: TÜİK
Türkiye’nin tarımsal üretim değeri verileri incelendiğinde TL bazında artan üretim değerinin özellikle son yıllardaki döviz kuru baskısı ile gerilediği gözlemlenmektedir.
Ülkemizde 1999 yılında 26,6 milyar $ değerinde tarımsal üretim gerçekleşirken 2001 ekonomik kriz döneminde yaşanan döviz şoku ile üretim değeri 17,6 milyar $ seviyesine gerilemiştir. 2010 yılında rekor 69,5 milyar $ seviyesi yakalansa da sonrasında üretimin döviz karşılığı değerindeki kayıplar sürmüş ve 2021 yılında 45,1 milyar $ seviyesine ulaşılmıştır. 2022’de 58,6 ve 2023’te 68,3 milyar $ ile tarımsal üretimde toparlanma eğilimi gözlemlenmektedir.
Tarımsal üretim değerini artırmak için katma değerli ürünlere yönelmenin yanında verimlilik kritik rol oynamaktadır. Her ne kadar çoğu ürünlerde verimlilik açısından gelişmiş ülkeler seviyesinde olsak dahi alınacak çok mesafe vardır. Sertifikalı tohum kullanımı, ölçek ve bitkisel mücadelenin modern teknolojik imkanlarla yapılması önemli ölçüde verimlilik artışı sağlayacaktır.
GSYİH Ölçeğinde Türkiye Tarımı

Kaynak: TÜİK
Türkiye’nin 1998 yılında 34 milyar $’a ulaşan tarımsal gayri safi yurtiçi hasılası ( GSYİH) 2001 krizinde 18 milyar $ seviyesine gerilemiştir.
2002’de toparlanarak 24 milyar $ seviyesine yükselen tarımsal GSYİH, artış trendini 2010 yılına kadar korumuş ve 2010 yılındaki 69 milyar $ rekor seviyesine ulaşmasının ardından 2022 yılında 59 milyar $ seviyesine gerilemiştir.
Türkiye’nin tarımsal gayri safi yurtiçi hasılasının toplam GSYİH içindeki payı 1998 yılında %12,5 seviyesinden 2001 krizinde %8,8’e düşmüştür. 2002’de toparlanarak %10,2 seviyesine yükselse de 2022’de %6,5, 2023’te ise %6,2 seviyesindedir. Tarımsal GSYİH’nin rekor seviyesine ulaştığı 2010 yılında dahi bu oran %9 seviyesini aşmamıştır.

