Tarım Piyasası Gelişmeleri Eylül 2021 ‘de bizim vurgumuz:
Değerli dostlar,
Sağlıkla, huzurla sonbahar aylarına girerken bültenimizin 33. sayısında sizlerle birlikte olmanın şükrü içindeyiz.
Yurt dışı piyasalar: Maalesef uluslararası piyasalarda fiyat oynaklıkları devam ediyor. Hasat başlangıcından bugüne hububat, bakliyat ve yağlı tohum fiyatları dahil tarımsal ürünlerde ciddi fiyat artışları gördük.
Hep dikkat çekmek istediğim bir konuyu tekrar vurgulamak istiyorum. Dünya tarım ürünleri piyasaları daha kolay ve hızlı fiyat istikrarsızlıklarına müsait hale geldi. Bunun birkaç sebebi var:
- Temel tarım ürünlerinde üretici ve ihracatçı ülkelerin son derece sınırlı olması dengeleri tehdit ediyor, ana üretici ve ihracatçı bir ülkedeki olumsuz tablo dünya piyasalarını ciddi ölçüde etkiliyor.
- İthalatçı ülkelerin büyük tonajlı ithal ihtiyacı, bu ihtiyacın devletler kanalı ile yapılan ithalat ihaleleri ile karşılanması arz ve talep dengesini riske sokuyor, yüklü alımlar fiyatları etkiliyor.
- İklim değişikliğinin etkisini daha fazla göstermeye başlaması, lojistikten üretim rakamlarına, ülkelerin dış ticaret politikalarına kadar çok sayıda dengeyi tehdit ediyor.
- FAO gıda fiyat endeksinde gördüğümüz gibi gıda enflasyonu riski sadece ülkemizde değil çoğu ülke için tehdit halini alıyor ve bu durum ülkeleri dış ticarette rasyonel davranmaktan alıkoyuyor.
Uluslararası Hububat Konseyi yayınladığı son raporda üretim tahminlerinde iklimsel kayıplara bağlı olarak rekoltelerde düşüş olacağını öngörmektedir. Hepinizin yakın takip ettiği gibi iklim riskleri önemli faktör halini aldı. Seller, yangınlar, kuraklık dünya tarımsal üretim arz ve talep dengesini daha hassas hale getiriyor.
Yurt içi piyasalar: Gıda ürünlerindeki bu artış endişe verici olup henüz bir kısım artışların da yansımadığını düşünüyoruz.
İthalat ile iç piyasa fiyatlarının kontrolü artık daha zor. Eskiden olduğu gibi dünyada hammadde fiyatları ucuz, yurt dışından getirip uygun fiyata iç piyasaya satış dönemi ekonomik anlamını yitirdi. (Haklı olarak bazı dostlarımız yurt içi üretimin artmamasını ithal politikalarına bağlayabilir, ancak ülkemiz tarım sektöründe kırsal ve ölçek kaynaklı ciddi altyapı sorunlarının henüz çözülemediği gerçeğini göz ardı etmemek gerekir. Kırsala ve ölçeğe dönük üretim modellerinin yaygınlaştırılamaması arazilerin boş kalmasına, verimsizliğe ve sonuçta ithal ihtiyacına sebep olmaktadır.)
Hayvancılık tarafta da sıkıntılar yaşanmaktadır. Süt üreticileri ve besiciler artan maliyetler dolayısıyla satış fiyatlarının aynı oranda artmaması şikayetini gündeme getirmektedir. Karkas fiyatlarının düşük kalmasının sebebi yoğun hayvan kesimleri ve et tüketimindeki düşüklüktür. Her ne kadar Et ve Süt Kurumu birkaç gün önce karkas fiyatlarını 42 TL/kg eşiğine yükselttiyse de bu fiyatlar üretici maliyetlerinin altındadır. Diğer taraftan sektörlerde ciddi anlamda durgunluk ve karsızlık söylemi yaygındır. Un sanayicisi sattığı un için yeni buğdayı yerine koyamamaktan, sermayenin erimesinden, ekmek fiyatlarına uygulanan baskı sebebi ile fırıncı ile uncu arasındaki kırılmalardan, tahsilat risklerinden şikayet ederken, yem sanayicisi satışlardaki daralma ve fiyat artışlarının ana sorumlusu olarak görülme söylemlerinden şikayet etmektedir. Hammadde fiyatları yanında diğer işletme giderlerinde de ciddi artış var. Gıda enflasyonu başka şeylere benzemez. İnsanların en temel gıdası un, makarna, yağ, şeker, yumurta gibi ürünlerdeki bu artış orta ve alt gelir grubunu gittikçe zorlamaktadır. Erken uyarı sistemimiz artık fiyatları takipten ziyade olumsuz sonuçlara sebep olan süreçlere yoğunlaşmalıdır. Yani tohumdan hasata üretim sürecindeki iktisadi aksaklıklara çözümler üretilmelidir.
Yaşadığımız tecrübelerle iddia etmekten imtina etmeyeceğiz. Bu ülkenin ekilmeyen bütün topraklarını ektirmek, verimliliği ve üretimi artırmak, temel ürünlerde ithalatı sonlandırmak mümkündür. Bunun için üretim modelleri de vardır. 25 yıldır bu konulara gece gündüz kafa yoran ve devamlı arazide, kırsalda bulunan bir kardeşiniz olarak bu konuda gönüllü hizmete hazırız. Kırsalda bu dönüşümün olabileceğini yaşayarak gördük. Kırsalı dokumadan, tarımsal arazileri ölçek ekonomisine uygun yönetmeden, çiftçinin bilgi ve sermayeye etkin erişim ile Pazar entegrasyonunu sağlayamadan, birlikte ve beraberce ölçek ekonomisine uygun üretim gerçekleştirmeden tarım ürünleri arz ve talep dengesinin daha fazla risk taşıyacağı kesindir. Türkiye’nin temel tarımsal ürünlerinde üretim riski çoğalıyor, iklim riski daha fazla tehdit ediyor, ithalat daha pahalıya mal oluyor, üretici girdi maliyetlerinde zorlanıyor, kırsal boşalıyor, topraklar yeterince verimli kullanılamıyor.
Önümüzdeki günlerde neler olacak?
Önümüzdeki günlerde gümrük vergilerinin hububat için sınırlanmasını bekliyoruz. Bunun piyasaya fiyat düşüşü olarak çok etkisi olmayabilir. Ancak sektör önünü görerek gerekli bağlantılarını yapacak, maliyetlerine göre satış fiyatları için öngörüde bulunabilecektir. Şu an çoğu sektörde sattığı ürünü yerine koyamamak ve alış-satış hesabı yapamama sıkıntısı var. Kış ayları bakliyat, yağlı tohumlar ve hububat dahil tarım ürünleri için hassas geçecek. Nohut, kırmızı mercimek başta olmak üzere bakliyat fiyatları ciddi ölçüde arttı, artıyor. TMO, mercimek için ithal ihalesine çıktı. Umudumuz uygun fiyatlara satın alabilmesidir. Ancak Kanada’nın üretim ve ihracatta yaşadığı kuraklık faktörü bunu zorlaştıracak. Yeni ekim sezonu gelirken çiftçilere her türlü desteği esirgememeli. Gerçekten gübre, tohum başta olmak üzere girdi maliyetleri çok arttı, üretmek daha masraflı hale geldi. İklim riskleri de cabası.
Değişen tüketim trendleri un sanayini de dönüştürüyor. Artık geleneksel un yerine burgerler, pizzalar, lahmacunlar, tostlar, lavaşlar için farklı un talepleri artıyor. Sektörlerin değişen dünyada konfeksiyoncu olmak yerine terzi olmak zorunluluğu var. İhtiyaca göre üretim yapanlar ayakta kalacak görünüyor.
Kalın sağlıcakla,
Tarım Ürünleri Piyasa Analiz Bültenimizin 33 ‘ncü sayısında neleri analiz ettik?
- Yurt dışı piyasalar ve Dünya tarım ürünleri piyasalarında durum nedir ve piyasalar ne yönde şekillenmektedir?
- İklim riskleri, Dünya tarım piyasalarını ne yönde etkiledi?
- Yurt içi piyasalarda durum nedir ve ne yönde şekillenmektedir?
- Gıda fiyatları, hammadde fiyatları ve işletme giderlerindeki artış piyasaları ne yönde etkiledi?
- Önümüzdeki günler için öngörülerimiz neler?




Tarım Piyasası Gelişmeleri Eylül 2021
Tarım Piyasası Analizlerimiz için
Tarım Ürünleri Piyasa Analiz Bültenimizin 33 'ncü sayısı için

