Yönetim kurulu başkanımız İsmail Kemaloğlu, İstanbul Ticaret Borsasının “İSTİB Haber” gazetesinde değerlendirmelerde bulundu:
●Ülke genelinde kışlık hububat ekilişleri devam ediyor. çok kurak bir sezondayız. Uzun süredir genel olarak kayda değer yağış görmedik. Ekim sezonu çiftçi için ‘‘ekim ayı’’ olmaktan çıkıyor. Ekilişler kayıyor.
●Tabii böyle bir ortamda hangi ürüne yönelim olacağı da çok önemli. Zira geçtiğimiz sezon marmara bölgesinde yaşanan kuraklık ayçiçeğini çok olumsuz etkilemişti. Çiftçi de bu tür ürünleri ekmekten imtina edecektir.
●Buğday, arpa gibi ürünler iklim risklerine karşılık ekimde öne çıkabilir. Mısırın artan piyasa fiyatı mısır ekilişine de yönelim sağlayacaktır.
●Bizim sahada gördüğümüz, çiftçimizin her hal ve şartta ekime devam ettiğidir. Toprağını boş bırakmak istemeyen anadolu insanı bir şekilde çiftçilik hayatına devam etmektedir. Düşen piyasa fiyatlarına karşılık artan üretim ve pazarlama maliyetleri çiftçinin öncelikli sorunu.
●Artık üretmek daha pahalı, girdiler çok arttı. İşgücü maliyeti ürünün değerini geçti. Pazar fiyatları düştü. Talep sıkıntıları var. Sonuçta çiftçi de bir tüketici ve yaşam maliyetleri arttı. Traktör lastiği 20-30 bin TL’ ye değişir oldu. Çiftçinin maliyetini sadece ürettiği ürünün maliyeti olarak görmeyelim. Bir çiftlik muhasebe veri sistemi ile değerlendirelim.
●Sorun yok, her şey yolunda demek isterdik ancak özellikle hayvancılık tarafta çok ciddi sıkıntılar var. Kırsalda sorun derinleşiyor. Aile işletmeleri üretimden çekiliyor. Gençleri sloganlarla tarıma sokamayız. Yaşam şartlarından sosyal hayata, geçim şartlarından gelecek beklentilerine çok yönlü kırsal dokuma gerekiyor.
●Piyasalar son derece sakin. Hububat fiyatlarında yatay seyir var. Üst kalite buğday fiyatlarında ise makas açılıyor. Üst grup bugdaylarda 13 TL/kg işlemler söz konusudur. Mısır fiyatlarındaki artış, ithalat vergi düzenlemesi ile bir miktar gevşedi. Ancak rekoltedeki azalma ve talep artışı mısırı cazip kılmaya devam ediyor. Yani, su mecrasını buluyor. Yasak ve fiyat baskısı olsa da, bir sonraki yıl iş olacağı yere varacaktır. Mısırı cezalandırmayı su kısıtı ile karıştırmayalım. Kesinlikle çok su sıkıntısı olan yerlerde mısır için önlem alınmalı. Ancak Çukurova ve güneydoğu hattında da cezalandırıcı fiyat politikası sonuçta arz açığının ithalat ile kapanmasına sebep olacak. Çözüm bu ise eyvallah. Kaldı ki, işin akademisyenlerine sorduğunuzda; iç Anadolu için buğday 5 kez, mısır ise 6 kez sulanır derler. Esasında aralarında çok büyük su tüketim makası da görmezler. Mısır bir endüstri bitkisidir, unutmamak gerekir.
●Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ikinci üretim tahmininde, 2024/25 tahıl üretimini 39.2 milyon ton (bir önceki yıla göre %-7) olarak açıklamıştır.
●Buğday, 20,8 milyon ton (önceki yıla göre -%5,5),
●Arpa, 8,2 milyon ton ( -%11), çavdar, 250.000 ton (-%18), yulaf, 391.000 ton (-%5),
●Mısır, 8,3 milyon ton (-%8), tritikale, 312.000 ton (-%16) ve pirinç (çeltik) 1,0 milyon ton (+%11).
●Soya fasulyesi üretimi 174.000 tona (+%27), kolza, 104.000 tona (-%13),
●Ayçiçeği tohumu, 2,3 milyon tona (+%2) ulaşmıştır.
●Nohut üretimi, 580.000 ton (değişmedi), kuru fasulye, 275.000 ton (+%15), kırmızı mercimek, 400.000 ton (+%38) olarak kayıtlara geçmiştir.
Uluslararası Piyasa Fiyatları (FOB):


